Türk Kahvesinin Çok Yönlü Tarihi

Yazar Admin 06/06/2018 0 Yorumlar

Türk Kahvesinin Çok Yönlü Tarihi

 

Türk kahvesi günlük hayatımızda, hem sosyal hayatımızı hem de zihnimizi canlı tutan, yorgunluğumuzu gün içinde ortadan kaldıran gizemli bir içecektir. Türk kahvesi, hem çekirdek halinde hem de özellikle makinede çekirdekleri öğütülürken etrafa mis gibi yayılan kendine has kokusu ve enfes tadı nedeniyle her özel anların vazgeçilmez önemli bir parçası olduğunu kanıtlamıştır. O yüzden ‘kahvenin 40 yıl hatırı vardır’ boşa söylenmiş bir söz değildir.

 

Türk Kahvesi İle İlgili Rivayetler

 

Türk kahvesinin nereden ve nasıl geldiği hakkında çeşitli rivayetler vardır. Türk kahvesi ile ilgili ilk rivayet, 1540 yılında Kanuni Sultan Süleyman’a, Yemen Osmanlı Valisi Özdemir Paşa tarafından tanıtıldıktan sonra popüler hale gelmesidir. Özel demleme, pişirilme yöntemiyle hazırlanan Türk kahvesi kısa zamanda saray mutfağının önemli bir parçası haline gelmiştir. Usta kahveciler tarafından hazırlanan kahve, sarayın yanında yüksek rütbeli memurlar ve varlıklı kişiler tarafından da oldukça ilgi görmüştür.

 

Türk kahvesi hakkında 2. rivayet ise; 1554 yılında Şam’dan. Hakam aslı bir kişinin Osmanlı’ya kahve çekirdeklerini getirdikleri yönündedir.

 

Eski kaynaklara göre en yaygın anlatı ise, Habeşistan (Etiyopya)'ın kaffa bölgesinde yaşayan Khaldi adında bir çoban hakkındadır. Rivayete göre, Khaldi keçi sürüsünü otlatırken keçilerinde bir farklılık olduğunu sezinlemiş ve keçilerinin sarı-yeşil bir meyve yedikten keçilerin daha enerjik ve mutlu olduğunu anlamış. Daha sonra, Khaldi bu bitkinin meyvesinin çekirdeklerinden kendisine bir içecek hazırlamış.. Bu içecek zamanla bölgedeki tüccarların dikkatini çekerek yayılmaya başlamış.

 

Ünlü gezgin Katip Çelebi’nin hikayesine göre ise; Şeyh Şazeli, 1258 yılında hacca giderken yanında bulunanlar ile birlikte uzun bir sohbet sırasında kendisine verilen kahve tohumlarını kaynatıp içmesidir. Böylece Şeyh Şazeli, kahve satıcıları tarafından “pir” (baba, usta) olarak adlandırılmıştır.

 

Osmanlı döneminde ilk kahvehane 1555 yılında Kanuni Sultan Süleyman döneminde İstanbul’da Tahtakale’de açılmıştır. Kahvehaneler, parlak mimari yapıda olup çok sayıda lamba ile dekore edilmiş ve sosyal alan haline gelmiştir. “Karagöz ve Hacivat” gibi geleneksel gölge oyunları buralarda oynanmış ve halk sosyalleşmiştir.

 

Türk kahvesi bakır kaplarda yani şimdinin bakır cezvelerinde hazırlandığı için Türk halkının icat ettiği bir hazırlama metodu olmuştur. Türk kahvesi bu adıyla tüm dünyaya yayılmış ve biz Türklerin hem kültürel ve hem de sosyal tarihinin vazgeçilmez bir parçası olmuştur.

 

 

Etiketler: türk kahvesi

Sohbete Katıl